Bunun bir ömürlük ortalaması 5 civarındaymış ama Mesut Yar
yalnızca 4’e kadar saymayı biliyormuş, ha?
Yok, yok, ben var ya ben, yılda ortalama yirmi defa…
Yok, yok, o da bir şey mi canım, ben ayda yaklaşık on - on
beş aralığında, haftada da en az iki defa...
Yok, yok, onlar da bir şey mi yahu, ortam müsaitse ben
gecede en az beş posta… Dönerim.
Ne o yahu, yatakta mı dönüyorsunuz?
Yok, yok, politikada, düşüncede, akılda.
Kuyruğunun peşinden koşturup duran bir kedi ya da ışığın
çevresinde dönüp duran bir gece kelebeği geliyor aklıma. Fabl falan yazamıyorum
yine de, utanıyorum ikisinden de.
Yok, yok, bizi mevcut hayvanlardan hiçbirine benzetmeyin
zaten. Başka hiçbir şeye benzemeyen, nevi şahsına münhasır yaratıklarız biz.
Belki pervane böceği… Ya da böceği de bırakalım bir kenara,
sadece pervane, ha?
Yok, yok, pervanenin dönüşü de ferahlık verir kimi yerde,
enerji verir kimi başka yerde. Hiçbir yarar ve işlev yok ki bizim dönmemizde.
Öyleyse hacıyatmaz olabilir, onunki de epey boş bir iş gibi?
Yok, yok, hacı bölümü bugünlerde pek revaçta olsa da,
yatmaması uymuyor onun da. Dik durmuyoruz ki hiç, yatıp duruyoruz, dönüp
duruyoruz biz. Bir o yana, bir bu yana.
Topaç gibi desek, fırıldağa falan benzetsek o halde?
Yok, yok, onlardaki oyunculuk, çocuksuluk, masumluk yok ki
bizde.
Rüzgârgülü belki?
Yok, yok, gül bölümü bugünlerde revaçta olsa da, hatta arada
ufak tefek sapmalara rağmen ekseriyetle rüzgârın estiği yöne uygun dönüp dursak
da, yön göstermesi açısından onda da var bir fayda. Bizim hiçbir şeye, hiçbir
zaman faydamız dokunmadı ki, herhangi bir yöne işaret edemedik ki bu dünyada.
Peki, benzetmeyelim sizi hiçbir şeye. Her tür benzetmenin
ötesinde yarışıp duruyorsunuz ama sürekli birbirinizle.
Evet, evet, en çok, en hızlı, en esaslı, en kallavi kim
döndü; pek mühimdir bizim âlemde. En güzel bir de.
Güzel mi, güzeli de mi olurmuş bu işin?
Evet, evet, ben en güzel Özal zamanında dönmüştüm mesela.
Kolumdan da tutup çektiği için, bende onun yeri bir ayrı. Zaten köşeyi dönmek
ile siyaseten dönmenin birbirini bütünlediği kesitlerde en özel ve güzel
dönüşler yaşanır genelde. Takunyalı liberalizmin bu ikinci evresi olan Tayyip
dönemi de, bu bakımdan çok elverişli. Çok güzel dönenler var bugünlerde. Ben
de, karınca kararınca, en güzel dönüşlerimden birini daha yapmaya çalışıyorum
şimdilerde.
Karınca kararınca falan derken, öyle alçakgönüllülüğe gerek
de yok sanırım?
Evet, evet, yok aslında. Yalnız çok sayıda dönüş
gerçekleştirdiğim için, bu kez laçkalığımdan bir nebze olsun kurtulup şöyle
daha fazla bir kıvam, bir derinlik tutturabileyim, daha farklı olabilsin diye
kasmaktayım.
Farklı farklı şekillerde, farklı farklı yerlerden dönüş
biçimleri söz konusu bir de anladığım?
Evet, evet, ben birçok kere döndüğüm için ve de birçok
yerden dönmek suretiyle belli bir farklılık yaratabildim sanırım. Yalnız bunun
kemiyeti kadar keyfiyeti de mühim olduğu için arkadaşlarımızın da icabında bir
kere dönmüş olmakla birlikte çok daha keskin ve de okkalı dönebilmiş olmaları
nedeniyle benimle aşık atabilmeleri söz konusu olabiliyor hâlâ.
Karışık oldu sanki biraz, açar mısınız?
Evet, evet, şimdi mesela ben, arkadaşımın da son derece
yerinde bir biçimde yaptığı Behice Boran vurgusundan anlaşılabileceği üzere,
TİP’ten -Yürüyüş’ten dönmüş isem ve arkadaşım da yine kendi vurgulamasıyla
“Şimdiki dandik TKP’den değil de, o eski harbici Bilen’lerin TKP’sinden ve
konspiratif haller”den dönmüş ise benim onun daha nitelikli dönme biçimine göre
bir adım öne geçebilmem için niceliği öne çıkarıp, “O da bir şey mi, ben de o dönem
FKP’den dönmüştüm” diyebilmem icap eder ki belli bir diyalektik bütün
oluşturabilelim.
Daha da karışık oldu sanki, kapar mısınız?
Evet, evet, bırakın Ertuğrul’u ben kapatayım. FKP’den
dönmek, şimdiki dandik FKP’den değil o eski Marchais’lerin FKP’sinden olsa
dahi, dönmek sayılmaz bence. Biz onlara Avrokomünizm der, gülerdik netekim.
Siz, siz?
Evet, evet, bir yandan delikanlı tespihi sallarken diğer
yandan terennüm ettiğim “Boşver be Selo, sen mi kurtaracaksın dünyayı”
sözlerinin önemi şimdi daha iyi anlaşılacaktır umarım. Döndün mü böyle esaslı,
kuvvatlı bir şey olmalı. Yani TİP’ten Jeep’e dönmek iş değil. Asıl Konspiratif
şeylerden döneceksin, böyle yurtdışı ayakları olacak, illegal işleri olacak,
dönersen öyle döneceksin ki Ertuğrul’un skor avantajını röveşata bir golle
gürültüye getirebilesin.
Ne diyorsunuz yahu siz?
Ahir zamanlar diyorlar abi.
He, sen dinden, kıyametten, onun geliş şekilleri ve
alametlerden anlarsın da, bu ahir ahır mahsulleri ne diyor?
Evet, evet, “Kim daha dönek yarışında, Özkök'le aşık atmaya
çalışırken, şimdiki dandik TKP’den değil, özünden, Bilenlerden döndüğünü
belirten Kadir Çöpdemir'in üzerine, önce TİP, sonra o da kesmeyince FKP ile
gelen Özkök’e destek İskender Pala’dan geliyor; ‘Abiler ahir zamanları
yaşıyoruz, millet dönekliğiyle övünüyor’”… Moderatör Mesut Yar ise sadece 4’e
kadar sayabiliyor...
*
Tanıdık olmasına rağmen çok abartılı yahut saçma mı geldi
burada söylenenler? Kime yahut kimlere tekabül ettiğini çıkaramadınız mı? Fabl
mı, hayat mı? Somutluğuna tam inanamadınız mı? O halde üç dakika, kırk bir
saniyenizi ayırınız, izleyiniz.
Evet, evet, izleyiniz… (*)
---
(*) İnternette,
“Ertuğrul Özkök”, “döneklik”, “Mesut Yar”, “Kadir Çöpdemir” sözcükleriyle
aratıp ulaşabilir, izleyebilirsiniz.

Yorumlar
Yorum Gönder